Sıkça Sorulan Sorular

1. Normal bir insanın günlük su tüketimi ne olmalıdır?

  • Su vücudumuzdan sindirim, terleme ve nefes alma yoluyla sürekli eksilmektedir. Temel prensip olarak şunu söyleyebiliriz: Kaybolan su miktarı mutlaka yerine konmalıdır. Bir gün içerisinde, yaklaşık olarak, vücut ağırlığımızın en az 1/36’sı kadar su almalıyız. Örneğin 72 kg ağırlığındaki birisinin günlük su ihtiyacı en az 2 litredir. Bu ihtiyacın bir kısmının muhtelif yiyecekler yolu ile alındığını varsaysak bile bir yetişkinin günde en az 1,5 L su içmesi gerekmektedir. Bu miktar beslenme uzmanlarınca yetişkinlere tavsiye edilen asgari miktardır. Ayrıca hamilelerin daha fazla su tüketmeleri gerekmektedir. Bu durum anne ve bebek arasında ortaya çıkan su transferi düşünüldüğünde ve anne karnındaki bir bebeğin günde yaklaşık 1 L su tükettiği dikkate alındığında annenin daha fazla su tüketmesini zorunlu kılmaktadır. Hamilelik döneminde kadınlar normal dönemden yaklaşık 8 L daha fazla su taşırlar.

2. Su için ideal tüketilme sıcaklığı nedir?

  • Bir suyun normal içim sıcaklığı 5 ila 20°C derece arasındadır.

3. Kullandığım suyun kalitesini nasıl anlarım?

  • Öncelikle tükettiğiniz ambalajlı suyun Sağlık Bakanlığı tarafından izni olup olmadığını, etiketin üzerinde izin tarihi ve sayısının bulunup bulunmadığını kontrol etmek gerekir. Satın aldığınız suyun etiketinde, 19,0 L ise gövdesinde (kabartma) ve emniyet bandında, kapağında olmak üzere dört ayrı yerinde markasının bulunmasına dikkat ediniz. Bunun yanı sıra, yine etiket bilgilerinde cinsi, üretim adresi, suyun sahip olduğu bileşenler ve suya uygulanan işlemler mutlaka yer almalıdır. İmal ve son kullanma tarihi, parti ve seri numarası, şirket logosunun ayrıca 19,0 L ambalaj üzerinde kabartma ile yazıyor olması gerekir. Güvenlik bandı suyu açanın ilk siz olduğunuzun göstergesidir.

4. Ambalajlı suyu neden tercih etmeliyim?

  • a.  Ambalajlı sular, yönetmelik gereği ilk çıktığı haliyle temiz ve sağlıklı olmak zorundadır. İlave bir işleme gerek kalmaksızın direkt olarak suyu kaynağından içebilirsiniz.

    b.  Ambalajlı su, Sağlık Bakanlığı'nın yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alındığı, sürekli denetim altında olduğu ve halk sağlığı açısından bir risk taşımadığı güvencesini taşır. 

5. Ambalajlı suları nasıl kullanmalıyım?

  • a.  Serin (5-15 derece), karanlık (güneş ışığından uzak) ve kuru (%50 nemden az) bir yerde saklanmalıdır. Ambalajlı sularınızı kalorifer yanında, direkt güneş ışığı altında tutmayınız.

    b.  Suyunuzu kullanırken tüketim süresine ve saklama koşullarına dikkat etmeniz gerekmektedir.

    c.  19,0 L su, direkt güneş ışığı almayan, yeterince havalandırılan temiz bir ortamda saklandığı sürece, değişime uğramadan en az 10 gün süreyle yapısını korur. 19,0 L şişe suyu ayrıca serin ve kuru bir ortamda muhafaza etmek gerekir.

    d.  Boş 19,0 L şişeler içerisine herhangi bir sıvı/katı madde kesinlikle koymayınız, yabancı maddeler atmayınız.

    e.  19,0 L şişeyi pompa ya da sebilsiz kullanıyorsanız, kapağını açık bırakmayınız.

    f.  19,0 L şişe kapaklarını atmayınız. Boş 19,0 L şişelerinizi teslim ederken kapağını kapatarak veriniz.

6. Ambalajlanmış suyu hangi şartlarda saklamalıyız?

  • Su serin (5–15 derece), karanlık (güneş ışığından uzak) ve kuru (%50 nemden az) bir yerde saklanmalıdır. Ayrıca özellikle su kimyasallar, deterjanlar, temizlik maddeleri, benzin ve bunun gibi maddelerden mümkün olduğunca uzak tutulmalıdır. Çünkü su saf bir maddedir ve bizim çevrede algılayamadığımız kokuları dahi yavaşça kendisine çekme özelliğini taşır.

7. Şişelenmiş bir suyun kullanım ömrünü etkileyen faktörler nelerdir?

  • Bu detaylı bir cevabı gerektiren bir sorudur. Burada 3 önemli faktörü birlikte düşünmeliyiz.

    a.  Şişe ambalajının hava geçirgenliğinin derecesi: Şişe ambalajının cinsi ve kalınlığı hava geçirgenliğini belirler. Bu da sonuçta söz konusu ambalajın dış ortam kokularına karşı korunmalı olup olmayacağını belirler. PET ve 19,0 L ambalajların moleküler yapılarından dolayı, sular dış ortam kokularına karşı hassastır.

    b.  Suyun mineral konsantrasyonu (sert veya yumuşak oluşu): Yumuşak suların mineral konsantrasyonu daha az ve daha saf olduklarından, ortamdaki kokuları sert sulara göre daha fazla çekerler.

    c.  Depolama ve saklama koşulları: Depolama ve saklama esnasında uygun ortam koşulları (temiz, kuru, kokusuz, güneş görmeyen) sağlanamaz ise ilerleyen günlerde suyun bozulması (yeşillenme, tortu yapma gibi)ihtimali söz konusu olacaktır.

8. Şebeke suyu ile ambalajlanmış içme suyu arasında ne tür farklar vardır?

  • Aralarında çok önemli farklılıklar vardır. Bunlardan en önemli olanları;

    a.  Doğal kaynak suyunun şişelenmiş olması, söz konusu kaynak suyuna dolum yapılabilmesi için Sağlık Bakanlığı’nın yönetmelik hükümlerine göre ruhsat alındığı, sürekli denetim altında olduğu ve halk sağlığı açısından bir risk taşımadığı yönünde bir güvencenin var olduğu anlamını taşır. Diğer taraftan çeşme suyunda bu şekilde güçlü bir güvenceden bahsetmek mümkün değildir.

    b.  Şişelenmiş doğal kaynak suyunda su kaynaktan ilk çıktığı haliyle saf ve temizdir. İlave bir işleme gerek kalmaksızın direkt olarak suyu kaynağından içebilirsiniz. Suyun saflığı ve temizliği yeryüzüne ilk çıkış noktasından yani kaynadığı noktadan, tam otomatik makinelerde şişeye dolumuna kadar olan süreçte kontrol altındadır.

9. Doğal kaynak suyu ile işlenmiş içme suyunun farkı nedir?

  • Doğal kaynak suyu jeolojik şartları uygun yer kabuğu derinliklerinde toplanan ve yeryüzüne çıkış noktasından doğal ve sürekli olarak akan sulardır. Doğal kaynak suları dışarıdan yapısına hiçbir şekilde müdahale edilmeyen, katkısız ve doğal sulardır.İşlenmiş içme suyu ise kaynağından alınan suların rejenerasyon (iyon değiştirme) veya Reverse osmosis (ters osmoz) işlemlerinden geçirilerek kimyasal yapısına müdahale edilmiş ve daha sonra eksilen mineral yapısını dengelemek üzere mineral ve tuzlarıyla, lezzetlendiricilerle katkı yapılmış sulardır.

10. 19,0 L ambalaj özellikleri nelerdir?

  • 19,0 L şişeler esnek ve uzun süreli kullanım özelliğine sahip, hijyenliğinin daha kolay kontrol altına alınabildiği ve toksokolojik açıdan da insan sağlığına uyumlu ambalaj özelliği taşımaktadır. Bebek biberonları dahi artık dünyada 19,0 L şişe hammaddesinden yapılmaktadır.

11. 19,0 L şişe kullanımının püf noktaları nelerdir?

  • a.  Suyunuz dünya standardı olan özel 19,0 L şişelerde sunulmaktadır.

    b.  Polikarbonat şişeler hava geçirgenliğine sahip olduğundan bulundukları ortam havasındaki aromatik kokuları suya geçirebilirler. Ambalajlı suları, olumsuz tat ve koku verebilecek her türlü ortamdan ve gıda maddesinden uzak tutmaya özen gösteriniz.

    c.  19,0 L şişeler sadece doğal kaynak suyu içindir ve dış darbelere karşı hassasiyet taşımaktadır. Teslimat ve kullanım esnasında oluşabilecek gözle görülmeyen küçük çatlaklara karşı 19,0 L şişenizi kontrol altında tutmanızı ve ıslandığında zarar görebilecek halı kaplı ya da ahşap zeminlerde muhafaza etmemenizi tavsiye ediyoruz.

12. 19,0 L ve PET ambalajların insan sağlığı üzerindeki etkileri nelerdir?

  • a.  Bugünkü bilimsel çalışmalar ışığında PET resinden üretilen ambalaj malzemelerinin ambalajlı su dolumunda güvenle kullanılmasında sakınca yoktur. Bir gıda için güvenli olan bir malzeme diğer bir gıda söz konusu olduğunda gıdanın içeriği (pH değeri, gazlı olup olmaması vb ) nedeniyle tercih edilmeyebilir. Ambalajlı su üreticisi olarak bizler, gerek tüm dünyada gerekse ülkemizde gıda ambalajı olarak kullanılmasında sakınca olmadığı bilimsel otoritelerce ve Nestlé Waters Fransa’da bulunan Laboratuvarlarımızda test edilmiş ve onaylanmış olan malzemeler kullanmaktayız, bunların dışında onaysız malzeme kullanmamaktayız.

    b.  Ambalaj üreticileri de Tarım Bakanlığı'ndan üretim izni alırken ürettikleri malzeme örnekleri bakanlıkça analiz edilmektedir.

    c.  Ayrıca bize özel olarak Fransadaki AR-GE laboratuvarımızda suya temas eden ambalaj malzemeleri ilk onaylanırken kapsamlı testler yapılmaktadır. Onaylanmayan malzemeler ise şirketimizde kesinlikle kullanılmamaktadır.

13. 19,0 L şişe ile PET şişe arasındaki renk farkının sebebi nedir?

  • PET şişelerimiz şeffaf preformdan üretilmektedir. PET şişelerin hammaddesine uygun renklendirici ilave edilerek renkli hale getirilebilir. 19,0 L şişelerde mavi rengin tercih edilmesinin iki nedeni vardır. Birincisi transmisyon olayıdır; mavi rengin güneş ışığının kırılmasına karşı olan hassasiyetidir.  Çünkü şişe hacmi büyük ve tüketim süresi uzun olmasından dolayı şeffaf olur ise, daha fazla güneş ışınlarından etkilenecektir. İkincisi ise doğal su renginin mavi ve tonlarından oluşmasıdır.

14. PET ve 19,0 L şişelerin kapaklarının mavi yada beyaz olmasının anlamı nedir?

  • İnsani Tüketim Amaçlı Sular Yönetmeliğinde kapakların rengi ile ilgili bir değerlendirme bulunmamaktadır. Ambalajlı sularda kapak renginin doğa ve su rengi ile bağdaşması uyum açısından önemlidir.

15. PET ve 19,0 L ambalajlı suların raf ömürleri neden birbirinden farklıdır?

  • Gıda ürünlerinde raf ömrünü genel olarak hammadde özellikleri, uygulanan işlem, paketleme ve ambalaj teknolojisi belirler.

    Doğal kaynak sularında ürüne bir işlem yapılmadığı için raf ömründe ambalaj belirleyici olmaktadır. 19,0 L ve PET ürünlerde kapaklama yöntemleri ve kullanılan ambalaj farklı olduğu için raf ömürleri farklıdır. PET ambalajlarda kapak teknolojisi daha uzun raf ömrüne uygunken, 19,0 L ambalajlarda bu süre daha azdır.

    19,0 L ambalajlarda 1 yıl, PET ambalajlarda 2 yıla kadar raf ömrü verilebilir. Şuanda uyguladığımız raf ömrü süreleri bu sürelerden daha kısadır. Bu uygulama Pazarlama ve Satış açısından olumlu sonuçlar yaratmaktadır. (19,0 L 2 ay kapalı, PET 1 yıl kapalı). Ürünlerin raf ömürleri ile ilgili yasal bir düzenleme yoktur. Şirketler HACCP çalışmaları ile belirlemektedir.

16. 19,0 L ambalajları neden 19 Litre’dir?

  • 19,0 L şişe ürün uluslararası literatürde galon birimi ile değerlendirilmektedir. 1 galon 3,8 litre’dir. 19,0 L 5 galon’dan oluşmaktadır. (standart ölçü)

17. 19,0 L şişelerin dolum sayısı nasıl belirlenir ve ne kadardır?

  • Sağlık Bakanlığı, İnsani Tüketim Amaçlı Sular Hakkında Yönetmelik 31. Madde gereğince 19,0 L şişeler  üretim tarihinden itibaren en fazla üç yıl veya 75 kez kullanılır.

18. Pompa temizliği nasıl yapılır?

  • Su pompalarının sık sık temizlenmesi ve belirli aralıklarla değiştirilmesi suyun kalitesinin korunması için önemlidir. 19,0 L suyun kullanımının pratikliği açısından hemen hemen herkesin evinde mevcut pompaların temizliği, suyun ömrünün olabildiğince uzaması için önemlidir. Yaygın olarak kullanılan bu pompalar suda ciddi koku ve tat bozukluklarına neden olmaktadır. Su pompalarının iç kısmında bulunan körüklerin sürekli nemli olması toz taneciklerinin yapışmasına sebep olabildiği için zamanla ciddi bir kirlilik oluşturabilmektedir. Suda kötü taT ve kokuyu hissetmeye başladığınız anda pompayı yenilemeniz gerekmektedir.

19. Açılan bir PET ürünün tüketim ömrü nedir?

  • 5 litrenin üzerindeki ambalajlı ürünler maksimum 3–4 gün içinde diğerleri ise özellikle ağız teması söz konusu olduğunda gün içinde tüketilmesi gerekir.

20. Suda bulunan kalsiyum ve magnezyumun yararları nelerdir?

  • Kalsiyum kemiklerin ana yapısında bulunan ve onların güçlü kalmasını sağlayan bir mineraldir. Ancak bu önemli ve vücudunuzun her gün gereksinim duyduğu mineralin görevleri bunlarla sınırlı değildir. Kalbinizin düzenli atması, kan pıhtılaşma sisteminizin düzenli işlemesi, sinirlerinizin sağlıklı çalışması ve kaslarınızın düzgün fonksiyon görmesi de kalsiyumun yardımıyla olur. Kalsiyum organizmanızın düzgün çalışmasında kilit rol oynar. Vücuttaki kalsiyumun %99'u kemiklerde ve dişlerde bulunur. Geriye kalan %1 ise kanda ve yumuşak dokulardadır. Bu %1 oranındaki kalsiyum çok az bir miktar gibi görünse de son derece büyük bir hayati öneme sahiptir. Yukarıda söz ettiğimiz etkiler işte dolaşımda bulunan bu çok az miktardaki kalsiyum yardımıyla olur. Magnezyum kemik ve dişleri güçlendirir, kasların gevşemesini sağlar, adet öncesi sendromu belirtilerini hafifletir, kalp kasları ve sinir sistemi için çok önemlidir. Enerji üretiminde görevlidir. Vücuttaki birçok işlemde yan görevleri var.

21. Magnezyumun alt ve üst sınırı var mıdır?

  • Magnezyum yönetmelikte değerlendirmeye alınmayan bir parametredir. Magnezyum ile ilgili bir alt-üst sınır bulunmamaktadır. Magnezyumu fazla olan sular daha sert sulardır, yumuşak içimli sularda ise magnezyum daha düşüktür. Tüketici damak zevki ve ülke kültürüne göre sağlıklı insanlar arasında tercihler değişebilmektedir. Düşük magnezyumlu sular, vücuttan daha kolay dışarı atılabildiği için böbrek rahatsızlığı olan kişiler için daha uygun olabilir.

22. pH nedir?

  • pH bir çözeltinin asitlik veya bazlık derecesini tarif eden ölçü birimidir. 0'dan 14'e kadar olan bir skalada ölçülür. pH teriminde p; eksi logaritmanın matematiksel sembolünden, ve H ise hidrojenin kimyasal formülünden türetilmişlerdir. pH tanımı, hidrojen konsantrasyonunun eksi logaritması olarak verilebilir.Hidrojen iyonları artarsa suyun pH değeri düşer ve su asidik olur. Tam tersi, hidrojen iyonları arttığında pH değeri yükselir ve su alkali hale gelir. 

    PH < 7 ise ortam asidiktir PH > 7 ise ortam baziktir.

    Sağlık Bakanlığı, İnsani Tüketim Amaçlı Sular yönetmeliğinde suyun pH değeri aralık olarak verilmiştir. 6,5 dan küçük ve 9,5'dan büyük olmamalıdır.

23. İçtiğimiz suyun PH değerinin sağlığa etkileri nelerdir?

  • Sağlık açısından doktorlar 8 ve üzeri değerde pH oranı olan suları önerebiliyorlar ancak suyun pH değeri ile insan sağlığının doğrudan ilişkisini gösteren bilimsel bir çalışma mevcut değildir. pH değerinin, kemik sağlığı, kalp damar hastalıkları, bağışıklık sistemi hastalıkları gibi herhangi bir hastalığın önlenmesinde etkili olup olmadığını gösteren bir çalışma bulunmamaktadır.

24. Suda sertlik derecesi neyi ifade eder?

  • Yeryüzünde sular buharlaşarak bulutlarda depolanmakta ve tekrar yeryüzüne yağmur olarak dönerken atmosferdeki karbon dioksiti çözer ve bir miktar asidik hale gelir. Bu asidik yağmur suyu muhtelif kaya katmanlarından ve akiferlerden kalsiyum karbonatı çözmektedir. İşte bu çözülmüş mineralleri taşıyan sulara sert su denmektedir. Bir suyun sert olma derecesi kalsiyum karbonatın ilgili suda ne kadar çözüldüğüne bağlıdır. Benzer kimyasal reaksiyonlar magnezyum sülfat, klorid, asit silisit tuzu ve demir için de geçerlidir. Ancak, çözülmüş haldeki kalsiyum karbonat bir suyun sertliğine en fazla katkı yapan elementtir.